Turkuaz taşı halk arasında Firuze taşı olarak da anılmaktadır. En eski dekorasyon taşlarından biri olan turkuaz aynı zamanda şifalı kabul edilen taşlar arasındadır. Mavi zemin üzerinde farklı renklerden damarlara sahip olan bu muhteşem taşın pek çok aksesuar ürünü de yapılmaktadır.
Özel taşlar listesinde yer alan turkuaz taşı, insan doğasına verdiği enerji ile devamlı fayda sağlamaktadır. Bu nedenle olabildiğince sık kullanılmalı yanınızda taşınmalıdır. Özellikle hayat enerjisi düşük olan kişiler tarafından turkuaz taşı önem taşımaktadır. Pozitif enerji arttıran, kişinin kendini daha iyi daha enerjik hissetmesini sağlayan güzel bir taştır.
Dünya üzerinde İran, Avustralya, Meksika, Tibet, Afganistan ve İsrail’de çıkarıldığı bilinmektedir. Kullanılmak için bu ülkelerden ithal edilmektedir.
İçerik
Özellikleriyle en güçlü taşlardan biri kabul edilen turkuaz taşı, bilimsel araştırmalara konu olmuş bir taştır. İnsan üzerindeki pozitif etkileri testlerle ortaya konulan taşın psikolojik faydası olduğu gibi fizyolojik faydası olduğu da ortaya konmuştur.
Gök mavisi, su yeşili, gri mavi tonlarında olan turkuaz aynı zamanda siyah, koyu kahverengi, koyu yeşil tonlarında çizgilere de sahip olmaktadır. Çizgisiz, saf turkuaza denk gelmek neredeyse imkânsızdır.
İlk kez 4 asır önce yapılan araştırmalar sonucunda keşfedilen turkuaz, doğada böbrek şeklinde ortaya çıkmaktadır. Çoğunlukla ikizli göründüğü için böbreğe benzetilmektedir.
Avrupa’ya ilk kez Haçlı Seferleri sonrasında götürülen turkuaz, Avrupa’da Türk mavisi olarak da anılmaktadır. Fransızlar savaş esnasında firuze taşını Türklerden alarak Avrupa’ya götürmeye başlamıştır.
Sonrasında bilimsel araştırmalarda kullanılan bu muhteşem taşın insanda salgılanan mutluluk hormonunu desteklediği tespit edilmiştir. Böylece birçok sosyal test yapılarak turkuazın gerçekten insanı etkilediği, duygusal değişimlere neden olduğu ortaya konmuştur.
Turkuaz taşı kimyasal yapısı gereği CuAl6(PO4)4(OH)8•4H2O’dan oluşmaktadır. Özgül ağırlığı genellikle 2,6 ile 2,8 arasında değişiklik göstermektedir. Gök, deniz mavisi olan taşlara turkuaz taşı adı verilirken daha yeşilimsi olanlara firuze ismi verilmektedir.
Turkuaz taşının en kıymetli olanı üzerinde en az damarı olan taştır. Bu nedenle olabildiğince düzlerinin tercih edilmesi gerekmektedir. Değerli, pahalı taşlar arasında yer alan turkuaz, piyasada milyonlarca taklit taşa sahiptir. Bu taklitlere çoğunlukla sıkıştırılmış firuze adı verilmektedir.
Gerçekle sahte olan kıyaslandığında sahte turkuazın daha koyu olduğu dikkat çekecektir. Ayrıca sahtelerde damarlı görüntü çok daha azdır. Gerçek firuze mavi yeşil arası çok damarlı olan bir taştır. Hem doğal hem de damarsız bulunması ise oldukça zordur.
Turkuaz taşının en etkili olduğu fizyolojik alan baştır. Gün içinde baş ağrılarından uzun süre şikâyetçi olanlar için turkuaz oldukça etkilidir. Her gün uyumadan bir saat önce turkuaz taşını başınızın yanında bekletin. Daha sonra uykuya dalmadan yastığınızın altına bırakın.
Bütün gece yastığınızın altında olsun. Bu şekilde baş ağrınıza neden olan olumsuz enerjiden tamamen kurtulmanız mümkündür. Bununla beraber turkuaz taşından yapılmış kolye veya küpeler de devamlı elinizin altında bulunursa iyileşmeniz kısa sürecektir.
Turkuaz taşının çakrası boğazdır. Bu nedenle boğazda meydana gelen herhangi bir hastalık, bu taş sayesinde daha rahat atlatılabilmektedir. Bilhassa guatr, bademcik şişmesi, ses telleri rahatsızlıkları, yutkunma ve benzeri pek çok boğaz sorunu turkuaz taşı ile aşılabilmektedir.
Evinizin her noktasında turkuaz taşından bir parça bulunmasına özen göstermelisiniz. Yemek yediğiniz elinizde firuze taşından hazırlanmış bir yüzük olursa hastalıklar yediklerinizden, boğazınızdan uzak kalacaktır.
Özellikle tansiyon hastası olan kişilere turkuaz taşı sıklıkla önerilmektedir. Kalbin pompaladığı kan, sağlıklı çalışan damarlar sayesinde organlara iletilmektedir.
Eğer kalp ve damar yolunda herhangi bir sorununuz varsa bu durumda vücudunuzun diğer noktalarında da sorunlar baş gösterecektir. Buna engel olmak, tansiyonunuzu düzenleyebilmek için turkuaz taşını yanınızdan ayırmamalısınız.
Kalp atış ritminden, pompalanan kana kadar her detaya etki eden bir yapıya sahiptir.
Turkuaz taşı, kemik erimesinin önüne geçen bir taştır. Doğru beslenmenin yanı sıra yatak odanızda ve mutfağınızda turkuaz taşını muhakkak bulundurmalısınız. Bunun yanında turkuazın öksürüğü kestiği, soğuk algınlığı nedeniyle meydana gelen ufak hastalıkları ortadan kaldırdığı bilinmektedir.
Hücreleri yenileyip yaşlanmayı geciktiren turkuaz taşı, besin emilimi üzerinde etkilidir. Buradan dolaylı olarak kan dolaşımına, mide sorunlarına da etki etmektedir.
Midesinde ülser ve reflü olanlar için turkuaz taşı oldukça etkili bir taştır. Tüm bunlarla beraber herhangi bir gıda nedeniyle zehirlenme sorunu yaşarsanız turkuaz taşını başınızın yanında bulundurmalısınız. Acınızı hafifletecek, iyileşme sürecinizi hızlandıracaktır.
Turkuaz taşının en az fizyoloji kadar etki ettiği bir başka alan psikolojidir. Turkuaz taşını gören binlerce kişi, taşın kendini rahatlattığını dile getirmektedir. Gerek rengi gerek yaydığı enerji, turkuaz taşının psikoloji üzerinde etkili olmasını sağlamıştır.
Günlük stresin yoğun olarak hissedildiği bir işiniz varsa bu durumda turkuaz taşını yanınızdan asla ayırmamalısınız. Stresinizin vücudunuzda birikmesine engel olan taş aynı zamanda kaslarınızın rahatlamasına da yardımcı olacaktır. Uzaklaştırdığı olumsuz enerji ile psikolojik açıdan rahatlamanıza yardımcı olacaktır.
Bunalım, depresyon gibi insan psikolojisini olumsuz yönde etkileyen hastalıklar için turkuaz taşı birebirdir. Üzerinde turkuaz taşı taşıyan kişilerin hayat enerjisi çok daha yüksek olmaktadır.