Auguste Comte Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Auguste Comte Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Sosyolojinin babası olarak bilinen Auguste Comte kimdir? Nasıl bir hayat sürmüştür? Sosyoloji ve pozitivizm hakkındaki düşünceleri nelerdir? Eserleri nelerdir? gibi Auguste Comte ile ilgili merak ettiğiniz tüm soruların cevapları içeriğimizde.

19 Ocak 1798 yılında dünyaya gelmiş olan Augusto Comte, sosyoloji akımının kurucularından sayılmaktadır. Ecole Plytechnique mezunu olan Fransız felsefeci matematik öğretmenliği mesleğini bir süre sürdürmüştür. Ancak okuldan uzaklaştırılmasına neden olan düşünceleri işsiz kalmasına neden olmuştur.

1826 ile 1828 yılları arasındaki geçirdiği psikolojik sorunlar, onun iş yaşamından uzak olmasına sebep olmuştur. Kısa sürede toparlanan Augusto Comte sosyolojinin de bir bilim dalı olarak anılmasını isteyen ilk ilk düşünce adamı olarak sosyolojinin ilk temellerinin atılmasını sağlamıştır.

Auguste Comte Kimdir?

Katolik bir aileden gelen Auguste Comte’nin babası memur, annesi ise ev hanımıdır. Katolik olan ailesi cumhuriyetçilik ve şüphecilik akımına karşı çıkmışlardır. Erken yaşlarda düşünce ve fikirlerini belirleyen Comte ise, ailesinin aksine kralcılık ve Katolik kilisesini kabullenmemiştir.

Zayıf bir bedene sahip olmasının yanı sıra mide hastalığı ve miyopluk durumu yaşamı boyunca Comte’nin sağlığını rahatsız etmiştir. Bu özelliklerine rağmen aklen ileride olan ünlü felsefeci, kişisel düşünceleri ile kendisine yetebilmeyi başarabilmiştir. Dokuz yaşına adar ailesi tarafından tutulmuş olan yaşlı bir adamdan okuma ve yazma dersleri aldıktan sonra direkt olarak orta okula başlamıştır.

Auguste Comte ve Hayatı

Çok küçük yaşlarda eğitimi için yatılı okula başlamış olması Auguste Comte’nin hayatı için oldukça olumsuz bir gelişme olmuştur. Kendisinin yaşadığı bu durum küçük yaşlardaki çocukların yatılı okul yerine, evlerinden devam ettirebilecekleri bir eğitim şeklini yazılarında savunmasına neden olmuştur.

Derslerinde son derece başarılı olan Fransız felsefeci, inatçı ve asi ruhlu bir kişiliğe sahipti. Katolik kilisesini hiçbir zaman benimsememiş olması nedeniyle 14 yaşındayken kiliseden ayrılmış ve ailesine bildirmiştir. Okuldaki her konuya ilgisi ve başarısı bulunmasına rağmen 15 yaşında iken yaşının küçük olması nedeniyle Paris Politeknik okuluna kabul edilmemiştir.

Auguste Comte ve Eserleri

Felsefe ve sosyoloji alanında pek çok sayıda esere sahip olan Auguste Comte, sadece bu alanlar ile de sınırlı kalmayıp gök bilimi ve fizik gibi alanlara da ilgi duysa da eserlerinin büyük kısmı pozitif düşünce ve sosyoloji ile alakalıdır.

1844 yılında Pozitif Anlayış Üzerine Konuşmalar, 1849 yılında Pozitivist Takvim, 1852 ve 1854 yılları arasında Pozitif Siyaset Sistemi adlı eserleri çıkarmıştır. Sonraki yıllarda ise Tutuculara Çağrı ve Öznel Birleşim gibi eserlerle her zaman sosyolojik düşüncelerini öne çıkarmıştır.

Auguste Comte’nin Aile Yaşamı

1921 yılında çevresi tarafından iyi bilinmeyen bir bayanla gerçekleştirdiği evlilik doğup büyüdüğü yerdeki arkadaşları tarafından sert tepkiler almasına neden olmuştur. Bunun üzerine Paris’te özel ders verme düşüncesi psikolojik sorunları sebebiyle yarıda kalmıştır.

Yaşadığı ruhsal bunalım 1827 yılında Sen Nehri’nden intihar girişiminde bulunmasını tetiklemiştir. Aynı yılın sonlarına doğru ruhsal sorunlarını geride bırakan Comte, yarım bırakmak durumunda kaldığı konferans dizisine devam etmiştir. Konferanslarını 6 cilt halinde yayınlayan Fransız felsefeci Olgusal Felsefe Dersleri başlığını kullanmıştır.

Sosyoloji kariyeri için önemli çalışmalarının ardından 1844 yılında ders verdiği bir öğrencisinin kız kardeşine beslediği platonik aşk, Auguste Comte için hem üzüntü hem de sevgi dolu günlerin geçmesine neden olmuştur.

Platonik olarak sevdiği kızın verem hastalığından ölmesinin ardından topladığı güç ile çalışmalarına kaldığı yerden devam etmiştir. Kendisinin ölüm nedeni ise katıldığı arkadaş cenaze töreninde yakalandığı soğuk algınlığı hastalığından kurtulamaması nedeniyledir.

Auguste Comte’nin Sosyolojik Kişiliği 

Doğum yılı Fransız Devrimi ile aynı döneme denk geldiği için sosyoloji alanındaki tüm çabaları bu devrime karşı büyük bir tepki özelliği taşımaktadır. Comte önemli bir bilim dalı olarak nitelediği Sosyolojiyi statik ve dinamik olmak üzere ikiye ayırmaktadır. Evrimci bir düşünce yapısına sahiptir ve tarih onun için sadece ilerleme aracıdır. Sosyal Statik sosyal ilişkiler üzerine odaklanırken, sosyal dinamik insanların toplumsal değişimini ifade etmektedir. Toplumun önemli bir yansıması niteliğindeki Paris şehri onun için her zaman önemli olmuştur. 18 yaşında Paris’e dönüş yapan Auguste Comte tarih ve felsefe kitaplarına kendini vermiştir.

Auguste Comte ve 3 Hal Yasası

Sosyoloji biliminin kurucusu ve en önemli savunucularından olan Auguste Comte evrimci düşünce yapısı nedeniyle toplumu 3 hal yasasına göre ifade etmektedir. Teolojik, metafizik ve Pozitivist evre olmak üzere 3 halden oluşmaktadır. Tarihin ilerleme süreci hakkında iyimser bir düşünce şekline sahip olan Comte, aynı zamanda pozitivist akımının da kurucusudur. Teolojik evrede evrendeki her şey doğaüstü kavramlarla açıklanmaktadır. Metafizik evre, her şeyin soyut kavramlar dahilinde açıklandığı aşamadır. Pozitivist evrede ise her şey bilimsel veri ve kaynaklar çerçevesinde ifade edilmektedir.

Auguste Comte ve Pozitivizim Olgusu

Pozitivizim olgusu ilk olarak Saint Simon tarafından kullanılmış ancak bu olgusu belli bir sistem haline getiren Auguste Comte olmuştur. Hareket kaynağı sadece olgular olan pozitivist akımının insanlar ve olaylar karşısındaki en önemli bilgi kaynağı olgulardır. Olgulardan ayrılan durumlar metafizik evresinden ileri gidememiş özelliktedir.

Auguste Comte tarafından Pozitivist hakkında söylenen pek çok söz sonuç odaklı bir düşünce yapısını vurgulamaktadır. Sosyolojinin oluşması ve gelişmesine gösterdiği çaba kadar pozitivist olgusu içinde çalışmıştır. Pozitifliğin daha net anlaşılması adına bazı kurallar öne sürmüştür.

Bir bilim araştırması yapılırken nesnelere dair elde edilen çözümler varsayımlar dahilinde ise henüz metafizik evresindedir. Pozitif bilim daha çok olgularla gerçekçidir. Varsayımlar evrenin vazgeçilmez unsurlarından biri olsa da geçici olması gereken varsayımların yerini olgular doldurmalıdır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM
Sponsorlu Bağlantılar